301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
26 Kasım 2018 - Pazartesi 16:11 Bu haber 187 kez okundu
 
BANA NE! SANA NE? UYARMA VAZİFEMİZDEN KİME NE?
BANA NE! SANA NE? UYARMA VAZİFEMİZDEN KİME NE?
Haberi


BANA NE! SANA NE? UYARMA VAZİFEMİZDEN KİME NE?

 

   Son zamanlarda öyle bir hale geldik ki, pek çok şeyde "bana ne!" ya da "sana ne!" der olduk.

   Yerine ve durumuna göre elbette ki,

"bana ne!" veya "sana ne ?" diyebilmeyi gerektiren durumlar var. Bunun yanısıra, olaya uygun bir şekilde müdahale ederek, haksızlığı yapanın haksız davranışına uygun bir tepki göstermeyi, zayıf olana destek olmayı gerektiren durumlar da var.

   Günlük yaşamda hepimiz bazen bilerek, bazen bilmeden haksızlıklar yapıyor veya uğradığımız haksızlıklar sonucu mağduriyetler yaşıyoruz. İnsanız, hatalar yapıyoruz, bazen kendimizi göremiyoruz, çizgiyi aştığımızı farkedemiyoruz. Böyle durumlarda güzellikle yapılan uyarılar, hakkaniyetli ve sabırlı olmaya yönelik tavsiyeler işe yarayıp kendimizi ve olanları düzeltebilmemize vesile olabilmektedir.

   Uyarılarımız neticesinde, olumlu sonuç alabilmek için, birşeylere nereye kadar karışıp, nerede durabileceğimizi bilebilmek çok önemlidir. Karışmak ile karışmamak arasında çoğu kez farketmekte zorlandığımız ince bir çizgi vardır. Uyarıp tavsiyede bulunacağız derken başkalarının özel alanlarına yersiz ve gereksiz müdahalelere girersek, bu sefer de biz haksızlık etmiş, rahatsızlık vermiş, sorun çıkarmış oluruz.

   Olaylarda neyin ne olduğunu anlamadan, hemen atlayıp karışmak yerine, doğru bir şekilde anlayarak, kimseye haksızlık etmeden adaletli bir şekilde hareket etmek çok önemlidir.

   Niyetimiz, birilerine gününü gösterip, haddini bildirmekten öte, haksızlık eden veya yanlış yapan kişinin davranışının farkına vararak düzeltmesine yardımcı olmaya yönelik olmalı ve herkesin iyiliği ile bütünün hayrı için olmalıdır.

   Olumsuz ve zararlı davranışlarda bulunan kişilere uyarılarımızı yaparken, zemin- zaman-ortam ve kullanacağımız dil de bir o kadar önemlidir.

   Özellikle yakın çevreden tanıdık olan, saygı duyulan veya sözü etkili olan şahıslar tarafından insanları kırmadan, rendice etmeden, iyiniyetle ve güzellikle yapılan uyarılar, normal bir insanda etkili olacaktır.

   Uyarma veya hatırlatma amacıyla hareket ederken; bir kişinin yeterli olmadığı durumlarda gerekirse birkaç kişi birlikte konuştuğu taktirde, haksızlık eden kişi kendi olumsuz davranışını düşünüp, sorgulayabilecek, farkına varabilecektir.

   Olumsuz ve haksız davranışlarımızın uygun bir dil ile, uygun bir şekilde bize söylenmesi, pek hoşumuza gitmese de bize yapılan iyiliktir.

Zalime dur demek ise; hem mazluma, hem hem zalime, hem de topluma yapılan bir iyiliktir. Zira mazlum nefes alabilecek, kendi kötülüğü ile kendisi de baş edemeyen, tabiri caiz ise -freni patlamış- zalim durdurularak kendisi de kaza yapmaktan kurtulacak ve çevreye vereceği zarar önlenerek topluma da iyilik olacaktır.

   Uyarılar neticesinde, normal bir insan, kendisine yapılan uyarıları hemen kabul edebileceği gibi, kabul etmekte zorlansa dahi içten içe düşünüp, kendisini sorguladığında farkına vararak davranışını düzeltecek, uyarılar için ayrıca teşekkür edecektir.

   Kişi egosuna yenik düşen veya daha da ileri giderek; hak- hukuk sınır tanımayan birisi olduğu takdirde "sana ne?" diyecek; umursamayacak, uyarıları dikkate almadığı gibi cepheleşerek, belki de size düşman bile olabilecektir.

   Çoğumuz hak-hukuk-sınır tanımayan, egosu oldukça yüksek olan bu tarz insanların olumsuz tepkileri yüzünden, "bana ne !" der, görmezden gelir, uzaklaşıp kurtulmaya çalışırız.

   Hayat çok güzel öğreticidir. Hem haksızlık edene, hem de sorumluluk almadan kaçana çok güzel öğretir. Aradan fazla bir zaman geçmeden bu sefer kendimiz bir haksızlığa uğrar, yalnız kalırız. O zaman anlarız, haksızlık etmenin veya haksızlığa uğradığımızda yalnız kalarak tek başına mücadele vermenin ne demek olduğunu! Yaptığımız veya seyirci kaldığımız şeylerin bize nasıl dönüp, dolaşıp geldiğini!

   Uygun bir şekilde uyarıları yapmamıza rağmen, olumlu sonuç alamadığımızda moralimizi bozmak yerine, üzerimize düşeni yapmanın vicdani rahatlığı ile benzer durumlarda olumlu sonuç alabilmek için kendimizi nasıl geliştirebileceğimize bakabilmeliyiz.

   Olayları doğru algılama ve uygun tepkiyi verebilme konusundaki bilinç düzeyimizi ne kadar geliştirebilmiş isek olumlu sonuç alma olasılığımız da o kadar yüksek olacaktır.

   Adli ve idari makamlar, polis, doktor, psikolog , avukat gibi görevli ve uzman kişilerin müdahalesini gerektiren olay ve durumlarda ise kendimiz müdahale etmek yerine, görevli uzman kişilere haber vermek veya o kişilere yönlendirmek suretiyle yardımcı olmak en doğru davranış olacaktır.

   Mağdur durumdaki kişilere yardım edip destek olmak insanlık vazifesidir. Ancak yardım edeyim derken, fayda yerine zarar verebileceğimiz durumlarda geri çekilip, bilen-anlayan birilerine yönlendirmek yine en doğru davranış olacaktır.

   Bu uğraşlar biraz yorucu ve zahmetli gibi görünse de, insani ve vicdani sorumluluğumuzu yerine getirmenin huzur ve mutluluğu ile kendimizi daha iyi hissederiz. Ayrıca içinde yaşadığımız toplumun huzur ve mutluluğuna da katkı sağlayabiliriz.

                  Selâm ve saygı ile……

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: BANA, NE!, SANA, NE?, UYARMA, VAZİFEMİZDEN, KİME, NE?,
Yorumlar
Bizim Gazete
Resmi İlanlar

Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Antalya
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 18.06.2019
Bugün
22° - 27°
Çarşamba
22° - 27°
Perşembe
21° - 28°
Anketler
Haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Antalya

Güncelleme: 18.06.2019
İmsak
03:46
Sabah
05:31
Öğle
13:03
İkindi
16:54
Akşam
20:26
Yatsı
22:03
Arşiv Arama
Haber Yazılımı